12/2007

Normalite Kavramı (Normal olan nedir ki?)
Normalite: Arzunun Karanlık Nesnesi
Doğu Avrupalılar için serbest ve müreffeh bir Batı, Batılı normalite efsanesinin yerini, normaliteler in gözlemlenmesinin aldığını söyleyen Vasilescu'nun yazısında, Romanya'nın artık bir AB üyesi olduğu şu sıralarda, Batı'nın kendi sorunları olduğu ortaya çıkıyor.
Vasilescu maintains that the observation of multiple normalities has replaced the myth of Western normality, of a free and flourishing West, and that Rumanians, as they have entered the European Union, realize that the West has its own problems.
Prof. Kiossev'in yaptığı konuşmanın uzun bir özetinde, normalite kavramının içerdiği "rutin" ya da "statüko, "disiplin" ya da (Foucault'nun kullandığı anlamda) "normalleştirme" ve delilik/akıl sağlığı gibi çelişkili anlam katmanları irdeleniyor.
In a lengthy summary of Prof. Kiossev's speech at the Eurozine Conference in Sibiu, the conflicting layers of meaning entailed in the concept of normality -- such as "routine" or "status quo", "discipline" or normalization (in the sense of Foucault's usage of the term), health/insanity -- are deliberated upon.
Drakulic komünizmin çöküşünden itibaren büyük bir değişim geçirmiş olan bir mekânı -kendi tuvaletini -- anlatıyor. Kutsal Kitap'taki cennetin yerini komünizmle birlikte sınıfsız topluma duyulan inancın aldığını söyleyen yazar; "buradaki fikir, böyle bir toplumun öteki dünyada değil, bu dünyada gerçekleşeceğiydi; ama anlaşılan bu, özellikle de 'daha parlak bir gelecek'in aslında hiç şansı olmadığı, dolayısıyla da Hıristiyan cenneti kadar kurgusal kaldığı görüşünde, sadece bir nüanstı." diyor.
Drakulic tells about a space which has undergone a radical transformation after the collapse of communism; her bathroom. She maintains that the belief in a classless society has replaced the paradise in the Holy Book; and says that "the idea here was that such a society would be realized in this world, not in the other; but presumably this 'brighter future' was as much fictional as the Christian paradise, and did not have much of a chance."
Modernlikle birlikte; karşılaştığımız normlar çoğulluğu karşısında tercih ya da öncelik atfetme konusunda özgürleştiğimizi ama aynı zamanda kararsız bir şekilde ortada kaldığımızı belirten Deveci bu durumu şöyle açıklıyor: "çünkü modern öncesi toplumlarda mevcut normların doğruluğunu ve geçerliğini değerlendirebilmemizi sağlayan, üst-normlar demeyi uygun bulduğum, ayrıcalıklı normlar vardı."
Deveci points out that with modernity we have gained the freedom to choose or prioritize among a multiplicity of norms, but have at the same time been left in a state of indecision, which he attributes to the fact that "there were privileged norms -- which could appropriately be called super-norms -- that enabled us to assess the validity and currency of existing norms in pre-modern societies."
Dostoyevski'den Sofokles'e, Mevlana'dan Kafka'ya, Orhan Kemal'den Yusuf Atılgan'a kendisini etkileyen yazarları "İnsan Ruhunun Haritası" adlı kitabında anlatan Ahmet Ümit üzerine bir inceleme yazısı.
Okurluk deneyimi, Türkiye'den ve dünyadan ünlü isimlerin anı kitapları ve François Weyergans'ın Annemde Üç Gün adlı romanı gibi çeşitli konular üzerine uzun bir deneme yazısı.
Tarık Dursun K'nın romancılığı üzerine bir deneme.
Tevfik Fikret'in şiirlerinde toplumsal yaşamdaki kadının konumu üzerine bir inceleme yazısı.
Edebiyat eğitiminde, "yazınsal iletişim" in nasıl kullanılması ve öğrencinin algısına nasıl seslenilmesi gerektiği üzerine kaleme alınan bu deneme yazısında Ece Ayhan'ın bir şiirinden yola çıkarak algılama biçimleri tartışılıyor.
Sonbahar ve hüzün üzerine divan edebiyatı ve dünya sinemasından karşılaştırmaları örneklerin sunulduğu lirik bir yazı.
Başta Nâzım Hikmet olmak üzere ozanlarımızın divan şiiri geleneğine yaklaşımı irdeleniyor.
Yüzyılın başında (1901) dünyaya gelmiş, ne yazık ki, ömrünün en verimli çağında (1967) aramızdan ayrılmış bir Cumhuriyet aydını olan Ahmet Kutsi Tecer üzerine bir anma yazısı.
Yazınsal Perspektifler
Erkeğin kültür, kadının doğa olarak kurgulandığı eril edebiyat tarihine bakan Öğüt; Lessing, Liz Jensen, Oates, Mary Doria Russel gibi yazarlara değinerek kadın bedenine dair ütopyaları irdeliyor.
The author looks at the masculine literary history where the woman is dehpicted as nature, and deliberates on utopias regarding the female body, with reference to authors such as Doris Lessing, Joyce Carol Oates, Mary Doria Russel.
Çevbir: Gizli Özne
Şair ve romancı Hüseyin Peker'in eserlerindeki insan ve dünya algısı üzerine bir deneme.
Enver Ercan yeni imzalardan gelen ürünleri değerlendiriyor.
ŞİİR
Rüyacılar Kitabı'ndan -- Mustafa Ziyalan
Ömrümün Bahçesi -- Metin Cengiz
İtikat -- Necmi Zekâ
Gittin Ya -- II -- Ahmet Telli
Nilgün İçin Dört Dörtlük -- Ahmet Necdet
Güneşe Hasret -- Yüksel Pazarkaya
Kervan -- Alperen Yeşil
ÖYKÜ
YENİ İMZALAR
ŞİİR
Cemre -- Adnan Caymaz
ÖYKÜ
KİTAP EKİ
Onus ŞAKİR ÖZÜDOĞRU
Yarım Hayat AYSEL SAĞIR
Kovulmuşların Evi ŞEREF BİLSEL
Filiz Özdem ile Söyleşi AYSUN YAVUZ
Auschwitz'de Düğün KENAN MENDEKLİ
Sır Dökümü HÜLYA SOYŞEKERCİ
Kıskançlık SABRİ GÜRSES
Cinnet Yazı PELİN ONAY
Tozlu Raf DENİZ DURUKAN
Yeni Yayınlar REYHAN KOÇYİĞİT









