Béla Egyed'e Cevap
Debate
In May 2007, Kritika & Kontext published an article by Richard Rorty originally delivered as a lecture in Tehran. Béla Egyed's response to it is published in the forthcoming issue of Kritika & Kontext, along with Rorty's rejoinder, perhaps the last text he wrote before his death, and Samuel Abraham's editorial to the issue. [ more ]
Richard Rorty
Democracy and philosophy
Béla Egyed
"We anti-foundationalists"
Richard Rorty
A rejoinder to Béla Egyed
Samual Abrahám
Richard Rorty. Editorial for "Kritika & Kontext" 34 (2007)
Richard Rorty
Richard Rorty's death on 8 June 2007 prompted a number of journals in the Eurozine network to publish obituaries and articles. We republish them here along with articles from the Eurozine archive. [ more ]
Jan Philipp Reemtsma
Richard Rorty. An obituary
J‡nos Salamon
The afternoon of a pragmatist faun
Samuel Abrah‡m, Richard Rorty
Without illusion, but with conviction. The pragmatism of Richard Rorty
Samuel Abrah‡m, BŽla Egyed, Egon G‡l, John Hall, Russel Jacoby, Richard Rorty
The dull decencies of normality. A debate on the contemporary uses of liberalism
Platon'un eleþtirmenleri genelde, Platon gibi, Egyed'in "nesnellik ve eleþtirel rasyonellik" adýný verdiði þeye – Sokrates'in örneklediði erdemlere – baðlýdýrlar. Ne var ki, Egyed, "felsefi temeller" düþüncesinden vazgeçip yerine "tarihten alýnacak dersler"i koyarsak, bu erdemlerin tehlikeye atýlacaðýný düþünüyor. ABD'de dindar saðýn son dönemde iktidarý ele geçirmiþ olmasýnýn nedenlerinden birinin, liberallerin "dinsel köktenciliðe, uygun veya kabul edilebilir ahlaki (felsefi) bir alternatif sunamamalarý" olduðunu düþünüyor. Ayný zamanda, "felsefi üstünlüðe sahipmiþ gibi görünenlerin muhafazakarlar olduklarýný söylüyor.
Ben, liberallerin muhafazakarlarý onlarýn silahlarýyla yenmeye – zamandan ve olasýlýklardan kaçmak için insanlarýn arzularýný ve zaaflarýný kullanmaya- çalýþmalarýnýn büyük bir hata olduðunu düþünüyorum. Felsefi temeller düþüncesini böylesi bir kaçýþtan kurtarabileceðimizden þüpheliyim. Dinsel köktencilik bizim güvenlik ve kesinlik arzumuza hitap eder, felsefenin rasyonalist geleneði – Platon'u Kant ve Spinoza'yla biraraya getiren gelenek- de ayný þeyi yapar. Nietzsche ve Dewey'nin bakýþ açýsýndan, bu, bastýrmamýz gereken alçak bir arzudur. Bu arzuya boyun eðmek, yükselmek deðil; alternatif tutumlarýn somut sonuçlarý üzerine düþünme gönüllülüðünü çözülemez bir soyutlamalar ihtilafýyla deðiþtirmektir.
Egyed "eþcinsel evililiði, kürtaj ve 'akýllý tasarým' tartýþmalarýnýn" "temel felsefi sorunlarý öne çýkardýðýný" düþünüyor. Ben böyle düþünmüyorum. Niçin sadece heteroseksüellerin veya ayný ýrktan olanlarýn evlenmesine izin verildiði sorusu, faydacýlýðýn (eðer kimseye zarar vermiyorsa, yanlýþ deðildir) doðal hukuk kuramýyla (eþcinsellik ve ýrklarý karýþtýrmak doðal deðildir, o halde yanlýþtýr) yüzleþtirileceði soyutlama düzeyine çýkarak yanýtlanamaz. Bu sorunun yanýtýnýn bulunacaðý yer, edebiyat ve tarihtir – eþcinselliðe ve ýrk ayrýmýna karþý farklý yaklaþýmlarýn benimsendiði topluluklarýn tarihinde ve eþcinsel veya farklý ýrktan çiftlerin hayatlarýnýn ve iliþkilerinin resmedildiði özyaþamöykülerinde ve romanlarda. Soyut zýtlýklarýn nasýl çözüleceðini kimse bilemez ama somut vakalarýn incelenmesi yoluyla, insanlarýn yaklaþýmlarýnda önemli deðiþikliklere yol açýlabilir.
Kürtajý "Ýnsan hayatý ne zaman baþlar?" gibi yanýtlanamaz sorular üzerinden tartýþmak da, soyut ilkelere yapýlan yararsýz baþvurulara bir örnektir. Bir kiþinin kürtaj konusundaki görüþleri, onun hangi tarafa – fetusa veya anneye- daha fazla sempati duyduðuyla belirlenir. Bu iki canlýdan hangisinin yaþamýnýn somut ayrýntýlarýný daha fazla bilirse, sempatisini de o derece anlamlý biçimde yönlendirir. Platon, Spinoza, Kant, Nietzsche veya Dewey'den alýntýlanacak hiçbir görüþ, kiþinin tutumunu belirlemesine yardýmcý olamaz.
Felsefi temellere Egyed gibi büyük önem atfetmek için "Akýl" adý verilen bir hakikat kaynaðýna inanmak gerekir. Platon, Spinoza ve Kant'ýn "Tanrý ne der?" sorusunun ikamesi olarak kullandýklarý "Akýl ne der?" sorusunu ciddiye almayý gerektirir. Benim görüþümce, rasyonellik bir yeti deðildir. Rasyonellik basitçe, diyalog kurmaya, darbe yerine sözcük kullanýmýna gönüllü olmaktýr. Hal böyleyken, Egyed'in, Platon'un "akýl adýna, bir gelenek eleþtirisi" sunduðunu söylemesine itiraz ederim. "Akýl adýna" ifadesi bana týpký "Tanrý adýna" gibi boþ bir retorik hareket gibi görünür. Rasyonelliði – Sokratesçi açýk fikirlilik ve diðer tarafý dinleme gönüllülüðünü – sonuna kadar savunurum. Ama rasyonel olmanýn, temelleri aramakla veya ahlaki anlaþmazlýklarý soyut ilkeler arasýndaki çatýþmaya indirgemekle ilgisi olmadýðýný düþünüyorum.
Published 2008-08-10
Original in English
Translation by Þeyda Öztürk
First published in Cogito (Turkey) 54 (2008); Kritika & Kontext 34 (2007)
Contributed by Cogito (Greece)
© Richard Rorty
© Eurozine








